Sql Server’da durum nasıl bilmiyorum ama geçenlerde Oracle’da şöyle bir durum farkettim: Where kısmında kullandığımız NOT IN komutu, IN komutunun birebir tersi şeklinde bir sonuç getirmeyebiliyor. Şart kısmında belirttiğimiz değerler içinde NULL olan kayıt varsa işler oldukça değişebiliyor. Küçük bir örnekle açıklamak gerekirse:
Genel Yazılım
Oracle’da IN ve NOT IN Komutu
Sql Server’da durum nasıl bilmiyorum ama geçenlerde Oracle’da şöyle bir durum farkettim: Where kısmında kullandığımız NOT IN komutu, IN komutunun birebir tersi şeklinde bir sonuç getirmeyebiliyor. Şart kısmında belirttiğimiz değerler içinde NULL olan kayıt varsa işler oldukça değişebiliyor. Küçük bir örnekle açıklamak gerekirse: (daha fazla…)
NText Tipindeki Alanlarda Replace Sorunu
Sql Server kullanıyorsanız, ntext tipinde bir alanınız varsa ve yazacağınız sorgu cümlesinde bu alana replace komutunu uygulayacaksanız aşağıdaki hata mesajıyla karşılaşırsınız.
Argument data type ntext is invalid for argument 1 of replace function.
Ntext için neden böyle bir sorun var bilmiyorum ama bu sorunu gidermek için ise sorgumuzda küçük bir oynama yapmak yeterli olacaktır. Hemen arz edeyim:
update tablo_adi set alan_adi = Replace(Cast(alan_adi AS NVARCHAR(Max)), ‘aranan’, ‘degistirilen’)
İşte bu kadar. Faydalı olması dileğiyle.
Programlama ve Blog Yazarlığı Sürekli Motivasyon Gerektiriyor
Yine huylu huyundan vazgeçmedi ve dolayısıyla 1 aydan fazla bir süredir bu sayfada yeni bir yazı göremediniz. Bunun ilk nedeni olarak server taşınmasından dolayı sitenin uzunca bir müddet kapalı olması gösterilebilir. Onca zaman site kapalı kaldıktan sonra ister istemez insanda yazma hevesi de köreliyor tabi. Bu durumda 1,5 aylık aksama konusunda suçun %66’sını(45 günün 30 gününe denk geliyor) server kapanmasına, %33′ünü de bana bağlayabiliriz. Teknik sorunlar için yapacak birşey yok ama %33′lük benden kaynaklanan aksama için özür dilerken bir gerçeği de ifade etmek isterim.
Blog yazmak da yazılımla uğraşmak gibi sürekli bir motivasyonu geretiriyor. Bu motivasyon saman alevi gibi aniden gelip, çok durmadan gidebiliyor. Şu an beni bilgisayar başına oturtup bu yazıyı yazdıran durumu buna örnek gösterebiliriz. Gecenin saat 12’sinde sabah erken kalkmak amacıyla yatağa doğru giderken, aniden içimde oluşan yazı yazma heyecanıyla kendimi klavye başında buldum. Bu durum bu blogun sıhhati açısından olumlu görünse de bu motivasyonun(ya da ilham perisi mi desek) bir daha gelmeme olasılığını göz önüne aldığımızda riskli bir durum olduğu su götürmez bir gerçek oluyor. Blog yazmak için insanı harekete geçirecek etkenler üzerine biraz daha düşünmek ve bu motivasyonu kalıcı hale getirecek yollar bulmak gerekiyor kuşkusuz. Sizlerin de katkılarıyla yakında bir yol bulacağımdan da şüphem yok.
Blog yazma hevesimizi canlı tutacak etkenleri bulamamış olsam da, yazılımla uğraşmamı, program yazmamı sağlayan motivasyonu elde etmek konusunda biraz daha tecrübeli sayılırım artık. Aslında bu konuda en iyi yol bu konuda benden daha iyi birinin benimle yazılım konusunda sohbet etmesidir. Fakat her zaman öyle birini bulmak ve yazılım konusunda konuşturmak, maalesef mümkün olmayabiliyor.
İşte burada benim yeni buluşum devreye giriyor: NUMB3RS isimli dizi… Matematik profesörü bir adamın FBI’da çalışan abisine suçluları bulmada matematiği kullanarak yardım etmesini konu alan film, beni aşırı derecede matematiğe ve dolayısıyla da programlamaya heveslendiriyor. O yüzden hemen her gün bir doz(bir bölüm de denilebilir) Numb3rs dizisi gerçekten iyi geliyor.
Bu diziyi izledikten sonra hem matematik hem de programlama konusundaki egolarımı tatmin etmek amacıyla Euler Projesi ismi altında yayınlanan soruları yapmaya çalışıyorum. Yeni keşfettiğim için henüz iki sorusunu çözebildim. Daha çözecek bir sürü soru var ve bu da bana uzunca bir süre yetecek kadar motivasyon aracı anlamına geliyor.
Bu yazımızda, diğer blog yazarları veya yazılımcı arkadaşların da yaşıyor olduklarını düşündüğüm motivasyon konusuna değinmiş oldup, blog yazma konusunda olmasa da yazılım konusunda çözümler sunmaya çalıştım. Euler projesi ve Numb3ers isimli dizinin gerçekten faydasını gördüm ve sizlere de tavsiye ediyorum.
Yazıma motivasyonumu tekrar kaybetmez isem Euler Projesinde çözdüğüm soruları burada paylaşmaya çalışacağımı bildirerek son veriyor ve bol motivasyonlu günler diliyorum.
Yazılım Aylığı Mı Olsak Ne?
Bu bloga yazdığım son yazının tarihine bakıyorum da 6 Kasım yazıyor. Bu gün ise 6 Aralık. Demek oluyor ki tam bir aydır yazmıyorum. Bu blogu açtığım sıralar yazmaya çok hevesliydim ki adını yazılım güncesi(günlüğü) koymuşum. Ama artık heves yok olmuş ki tam 1 aydır yazmıyorum. Çok işlerim vardı, o yüzden yazamadım gibi bahaneler de öne sürülebilir fakat hiçbir bahanenin 1 ay geçerliliği yoktur sanırım.
O yüzden bu bloga yazılım aylığı deseydik daha mı iyi olurdu acaba diye düşünmüyor da değilim hani… Aylık dergiler gibi topluca yazar, sonra bir ay boyunca yüzüne bile bakmazdım sitenin.
(daha fazla…)
Veritabanındaki Tüm Verileri Silme Uygulaması
Geçen gün çalıştığım şirketin web sayfasını yayınlamaya çalışırken, localde bulunan veritabanındaki verileri server tarafındaki veritabanına transfer etme ihtiyacı duydum. Bu işlem için de MS SQL 2005 ile birlikte gelen Sql Server Management Studio programını kullandım. İşlem daha ilk denemede başarıyla gerçekleşti fakat bir sorun vardı. Localde gayet güzel görünen veriler, server tarafına türkçe karakterler bozulmuş olarak gitmişti. Bunun üzerine servera attığım o verileri tablolardan silmek ve bu işlemi tekrar yapmam gerekiyordu.
İşte tam bu noktada başlığını atmış olduğumuz konuya gelmiş bulunuyoruz. Nasıl bir sorgu yazayım ki tüm veriler tek seferde silinsin. 20 civarında tablo olduğundan her biri için ayrı ayrı
(daha fazla…)
Jquery İsimli Bir Nimet Varmış!
Bu aralar jquery üzerine yoğunlaştım. 1 haftadır sürekli onu araştırıyorum. Gerçekten heyecan verici olduğunu söyleyebilirim. O yüzden web projeleri yaparken üstüne bir tutam da jquery eklemeyi unutmayın derim.
Jquery’nin ne olduğunu bilmeyenlere şimdilik kendimden birşey aktaramasam da çok güzel örneklerin de yer aldığı bir kaç kaynak belirtebilirim. (daha fazla…)
Bu İş İçin İngilizce şart!
Bilgisayar sektöründe at koşturanların bilirler ki bu sektörde ingilizce bilmek gerek. Bilgisayar sektöründen bir kademe konuyu özelleştirip yazılım sektörüne getirdiğimizde bu önem biraz daha artıyor. Şunu itiraf etmek gerekir ki internette yazılımla ilgili türkçe kaynak bulmak pek de kolay değil. Her ne kadar bu aralar bu kaynaklar artış gösterse de, yine de yeterli olduğu söylenemez. (daha fazla…)
Üç Katmanlı Kod Mimarisi(3 Tier Architecture)
Nesne yönelimli programlamayla uğraşan hemen herkesin yakinen bildiği, bilmeyenlerin ise acilen öğrenmesi gereken bu mimari sayesinde class yapılarımız daha düzenli olacak, kod karmaşasından kurtulacağız, yazdıklarımız daha anlaşılır olacak ve projemizde yapılacak ekleme, çıkarma, değiştirme gibi işlemlerini daha rahat yapabileceğiz. (daha fazla…)


